Ana içeriğe atla

Bu Film Beni Sarhoş Etti: The Barkley Marathons





İzlerken kendimden geçtiğimi söyleyebileceğim harika bir film. Koşuyu sevdiğim için beni sarhoş etmiş olabilir belki bilmiyorum ama koşmak nasıl bir şey, insanlar neden koşar, koşmak insana ne katar, niye insanlar uzun mesafeler koşarak kendilerine eziyet eder gibi bir sürü sorunun cevabını bu filmde bulabilirsiniz.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yapıt yarı film yarı belgesel niteliğinde. Parkur kesinlikle gerçek, yarışanlar gerçek, anlatılan her şey gerçek. Kurgu diye bir şey yok. Bu spora hiç merakı olmayan kişileri tamamen soğutabilir filmdeki manzaralar (Su toplamış ayaklar, uzamış sakallar, edilen küfürler vs) ama insanın kendisi ile savaşıp, neler başarabileceğini de çok güzel gösteriyor. Çabuk pes eden birisi iseniz, izledikten sonra pes ettiğiniz şeylerden muhtemelen utanacaksınız.


Nerede bu Barkley Maratonu? Barkley Maratonu kaç km? Kurucusu kim?


Bu koşunun kurucusu yine bir koşucu olan Gary Cantrell. Yarışa neden bu ismi vermiş neden kendi ismini kullanmamış, bunu izleyerek öğremenizi tavsiye ederim çok güzel bir hikayesi var. Koşu her yıl Mart sonu veya Nisan başında Amerika'da düzenleniyor. Süresi 60 saat. Yarışmacılar yarışı 60 saat içinde bitirmeli. Maratonun 42 kilometre olduğunu, 60 saatinde oldukça yeterli olabileceğini düşünüyor olabilirsiniz ama bu maratonun mesafesi 160 kilometre.

32 kilometreden beşer parkur koşuyorsunuz. GPS kullanmanız kesinlikle yasak. Size bir harita ve bir pusula veriliyor. Tamamen kendiniz ile başbaşa kalıyorsunuz. Üstelik bu koşuya öyle fazla katılım da kabul edilmiyor yarışmacılar iyi bir eleme sınavından geçerek dahil ediliyor. Yani para verip katılacağınız koşu için önceden bir de sınav oluyorsunuz :) 

Her parkurun 32 kilometre olduğunu yazmıştım. Daha da zorlaştırmak için ilk 32 kilometreyi saat yönünde, sonraki kilometreyi tersi istikamete koşuyorsunuz. Dört parkur böyle tamamlanıyor. Son parkurun ise yarısı saat yönü yarısı tam tersi. Düşünsenize, zaten dört kez 32 kilometre koşmuşsunuz. Son etabın 16 kilometresi bitmişken geriye dönüyorsunuz :) Bu bir koşu yarışı ama ıssız bir ormanda kıt kaynakla birde psikolojinizi alt üst eden detaylarla boğuşuyorsunuz. Bu bir hastalık mıdır bilmem ama ben daha bunları yazarken heyecanlanıyorum. Koşsam kim bilir nasıl bir haz alırım?

GPS yasaksa, kontrol noktası yoksa gerçekten koştukları nasıl hesaplanıyor?


Bunu filmin başında bende sorgulamıştım. Türk olmamızın getirisi midir bilmem ama hemen aklımıza kestirmelerden kaçarlar düşüncesi geliyor ama o iş öyle değil işte :) Parkurun bazı noktalarında saklanmış kitaplar var. Size yarışın başında bir göğüs numarası veriliyor. Örneğin göğüs numaranız 25 olsun. Parkurları koşarken bu saklı kitapları bulmak ve göğüs numaranıza göre kitabın o sayfasını koparıp yanınıza almanız gerekiyor. Her etabın sonunda bunları teslim ediyorsunuz. Yanlış hatırlamıyorsam, bir etapta 11 kitap vardı. 32 kilometre koştunuz, kontrol noktasına geldiğinizde sayfanın birisi eksik olsa, yandı gülüm keten helva.

Hiç dinlenmiyorlar mı, uyumuyorlar mı?

Tabiki de uyuyup dinlenmek yarışmacıların kendi ellerinde ama yarışın başlangıç düdüğü çaldığı andan itibaren 60 saatiniz var. Bu 60 saatin ister 10 saati uyuyun ister 10 dakikası uyuyun bu sizin elinizde ama ne kadar çok uyursanız, o kadar hızlı koşmanız gerekiyor. Kesinlikle af diye bir şey yok. 1 dakka geç gelseniz, 160 kilometre koşmuş olmanız size hiçbir şey vermiyor.

Bu koşunun ödülü ne peki?

Hiçbir şey :) Herhangi bir para ödülü yok. Sadece Barkley Maratonu'nu koşmuş isimler arasında adınız yazılıyor, okadar. Zaten yarışa 45 kişi katılıyor ama en son 2019 'da düzenlenen yarışı 3 kişi tamamlayabilmiş. Bunlardan iki tanesi de daha önce katılıp, bitirenler. Yani adamlar 160 kilometre koşup bu eziyeti kendilerine yapmışlar ama tekrar katılmışlar. Koşu böyle bir şey işte, canınız acıdıkça daha çok yapmak istiyorsunuz.

Yazının ardı arkası gelmeyeceği ve daha fazla spoiler vermemek için bu yazıyı burada bitirmem gerekiyor sanırım. Yarış hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. Ayrıca filmi izlemek için herhangi bir yere gitmenize gerek yok, alta Türkçe altyazılı videosunu bırakıyorum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2021 Yılında Düzenlenecek Tüm Koşuların Tarihleri

2021 yılında ülkemizde düzenlenecek olan koşu , yüzme , bisiklet gibi bir çok yarışın tarihlerini derlemeye çalıştım.  Covid-19 'un gidişatına göre mutlaka tarihlerde değişmeler ve sanal koşuya dönüştürülenler olacaktır. Bu tür değişikleri de ekleyerek listeyi güncellemeye devam etmeye çalışacağım. Şimdiden herkese iyi koşular! 😊 ❗ Yurtdışında düzenlenecek olan koşuların listesine de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.  10.01.2021  - Adana Kurtuluş YM (21K)  23.01.2021  – Karia Ultra (24K, 50K) TBC  24.01.2021  – Uğur Mumcu’yu Anma Koşusu (5K) TBC  07.02.2021  – Riva Koşu (5K, 10K, minik adımlar) √ TBC  14.02.2021  – Sevdiğine Koş İzmir (3K) √ TBC  21.02.2021 – Trabzon YM (10.5K, 21K)  28.02.2021  – Taşdelen Ultra Trail Maratonu Çamur Koşusu (10K, 15K, 30K, 45K Koşu, 30K MTB) TBC 07.03.2021  – Runatolia (10K, 21K, 42K) RR  07.03.2021  – İstanbul’u Koşuyorum Kadıköy – Kadınlar Koşusu (10K) TBC  07.03.2021  – Beyoğlu Kadınlar Koşusu –  Galata Kulesi (7K) TBC  07.03.2021  – Geyik

Nasıl Futbolcu Menajeri Olunur?

Nasıl futbolcu menajeri olunur ?  Bu benim bazen düşündüğüm ama "Ben menajer olmalıyım!" demediğim değişik bir konu. Yani hiç bu alanda kendimi geliştirme isteğim olmadı ama merak etmiyor da değildim. Zaten bu her şeyi öğrenme, her şeyden biraz da olsa bilgi sahibi olma düşüncem beni aşırı yoruyor* ama bu özelliğe sahip olmam da ayrıca hoşuma gidiyor.  *Yoruyor evet çünkü kafanız sürekli meşgul oluyor.  Geçenlerde sosyal medyanın nimetlerinden yararlanıp, bu bahsettiğim nasıl menajer olunur konusuyla ilgili bir etkinliğe denk geldim. Kendilerine " Spor Gönüllüleri " diyen güzel bir ekibin bu konu hakkındaki online düzenlenen bir içeriğine denk geldim. Sadece "Nasıl menajer olunur?" başlığı bile ilgimi çekmeye yetti ama özel bir konukları olduğunu ve konuğun kim olduğunu öğrenince merakım iki kat arttı. Konuk, bugün herkesin Türkiye'de bir takımda oynamasını istediği -tabiki ben direkt Fenerbahçe'de oynamasını istiyorum- dünya futbolunda kendisini i

Eyüp Sultan Belediyesi Kitap Okuma Yarışması Düzenliyormuş

  Kitap oyun arkadaşlar. Kitap okumak mecburiyetindeyiz. Kitap okumak zorundayız falan falan diye, konuyu dayatırcasına girmek istemeden, burayı kısa geçip; direkt konuya giriyorum.  Bizim Eyüpsultan Belediyesi (Nereden bizim oluyorsa ben Üsküdar nüfusuna kayıtlıyım), bence güzel bir işe girişmiş. Birkaç kitap önerisinde bulunarak, kitap okuma yarışması veya kitap okuma etkinliği (Adına ne derseniz deyin artık) düzenlemeye karar vermiş. Yarışmada sorumlu olacağınız kitapların listesi şu; Ömer Seyfettin - Yüksek Ökçeler Sait Faik Abasıyanık - Son Kuşlar İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası  Peyami Safa - Fatih Harbiye  Yavuz Bahadıroğlu - Merhaba Söğüt Yukarıda bulunan eserlerin tamamından meshul olduğunuzu belirtmek isterim. Hepsini okuduktan sonra, belediyenin İnternet sitesi üzerinden düzenlenecek olan bir online sınava tabi oluyorsunuz. Şunu da belirtmem gerekir ki; sınava katılımda herhangi bir yaş şartı bulunmuyor ve tamamen ücretsiz.  Gelelim ödüllere (Ödülsüz olmaz tabi) Bir